Bitki Sözlüğü -D E F-                                                                    Geri Dön

 

Dalakotu: ( Gemeiner / Gamander / Germander / Kurtluca / Duvarsedefi / Teucrium chamaedrys / Yermeşesi )

Haziran-eylül ayları arasında pembe veya beyazımsı renkli çiçekler açan, 10-30 cm boyunda, çok senelik, otsu bir bitki. Kisamahmuz, yer meşesi ve yer palamudu gibi adlarla da tanınır. Orman altları ile kurak çayırlarda rastlanır. Gövdeleri yatık, gövdeden çıkan dallar ise dik, alt kısımları yuvarlak üst kısımları ise dört köseli ve tüylüdür. Çiçekler yaprakların tabanında gruplar teşkil ederler. Pembemsi renkteki çiçekler tüp seklindedir. Dalakotunun tüylü olanı ”Teucrium polium” mayasıl otu olarak tanınmaktadır. Bitki, üzerini tamâmen kaplamış olan tüylerden dolayı beyaz-gri renktedir. Yaprakların kenarları bilhassa uca doğru dişli ve içe doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyaz renkli olup oval durumlarda toplanmıştır. Anadolu’da çoğu yerde yaygındır. Aynı dalak otu gibi kullanılmaktadır.

 

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesi.

 

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi, toprak üstü kısımları, yâni çiçekli bitkidir. Çiçek açma mevsiminde çiçekli dallar toplanır, demet yapılıp havadar bir yerde kurutulur. İştah açıcı, uyarıcı, yaraları iyi edici ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Bitki uçucu yağ, acı maddeler, tanen, glikozit ve saponinler taşır

 

 

Damkoruğu:(Dach-Hauwurz / Orpin / brûlant / Joubarbe / Des toits / Wallpepper / creeping jack / Kulokotu / Saksıgüzeli / Sedum / Sempervium)

Etli yaprakları olan,  bir veya çok çiçekli bir bitkidir. Beyaz-sari-pembe renkli olan çiçekleri, Küreci veya salkım durumunda bulunurlar. Çoğunluğu kuzey yarımkürede bulunan 600 türü vardır. Türkiye’de 35 türü bulunur. Tek veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları tabanda rozetler meydana getirirler.

 

Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.

 

Kullanıldığı yerler: Basur memelerini gidermek ve nasır tedavisi için kullanılır.

 

 

Defne: (Lorbeer / Laurier / Sweet bay laurel / Laurus nobilis )

6-18 m yüksekliginde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir ağaç veya ağaççıktır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar seklinde dizilmiş, 7.5-10 cm uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarimsi veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardır.

 

Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli boğazlar. Vatani Anadolu’dur.

 

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi yaprak ve meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ yönünden zengindir. Baharat olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve diğer yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri midevî ve sinir ağrılarına karsı kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi tahriş edici merhemlerin içine konur. Ayni maksat için veteriner hekimlikte de, bundan başka sabun ve şampuanlara koku vermek için de kullanılır. Ayrıca, ateş düşürücü, terletici, iştah açıcı, ve hazmı kolaylaştırıcı özellikleri bilinmektedir. Hamilelerin kullanması tavsiye edilmemiştir.

 

 

Demirhindi:(Tamarindearinde / Tamarinier / Tamarind / Tamarin / Tamarindus indica / Pulpa tamarindorum cruda )

Hindistan ve tropikal bölgelerde yetişen, yayık dallı boyu 20-25 metreye ulasan sıcak iklim ağacıdır. Anayurdunun Habeşistan olduğu tahmin edilmekte ise de bugün bütün tropikal bölgelerde yetişmektedir. Çiçek açtığı zaman çok güzel bir görünümü olduğundan yetiştiği bölgelerde, yol kenarlarına park ve bahçelere dikilir. Çiçekleri sari veya kırmızı renkte olup, dalların ucunda salkım seklinde bulunurlar. Meyveleri 20 cm civarında, kahverengi, çok tohumlu olup, olgunlaşınca açılmazlar. Gövde kısmi tahta isleri ve oymacılıkta kullanılır.

 

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney bölgelerde yetişir.

 

Kullanıldığı yerler: Yaprakları kaynatılarak elde edilen suyu solucan düşürmede ilâç olarak kullanılır. Meyvelerinden ise ilâç yapımında istifâde edilir. Meyvenin bileşiminde elma asidi, sitrik asit, asetik asit, seker ve pektin bulunur. Tıbbî kullanılmasının dışında seker ve tatlıcılıkta ve vücuda serinlik ve rahatlık verdiği için şerbet olarak kullanılır. Ayrıca, susuzluğu giderici, ve müshil etkileri de bilinmektedir.

 

 

Deniz kadayıfı: (Alarga esculenta / Carrageen )

Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir.

 

Kullanıldığı yerler: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak kullanılır.

 

 

Deniz üzümü: (Meerträrubchen / Ephédre / Sand Cherry / Sea Grape / Ephedra campylopoda)

Dünyanın kurak yerlerinde yetişen bir bitkidir. Yeşil ve çok dallı olan sürgünlerinde pul seklinde karşılıklı iki yaprak bulunur. Yapraklar terlemeyi azaltmak maksadıyla çok küçülmüş ve pul seklini almıştır. Bu sebeple dallar özümleme vazifesini üzerine almış ve yeşillenmiştir. Bu dallar düğüm ve düğümler arası kısımlara ayrılmışlardır. Ephedralar normal olarak iki evcikledir. Fakat bir evcikle hatta erdişi çiçekli olanlar da vardır. Ephedra cinsinin orta Asya’dan Akdeniz çevresi memleketlerine kadar olan bölgede, Orta Avrupa’da Kuzeybatı Amerika, Meksika ve G.Amerika Ana Dağlarında yetişen 40 kadar türü, memleketimizde yetişen üç türü vardır.

Ephedra campylopoda (Sarkık deniz üzümü): Akdeniz ikliminin bulunduğu kıyı bölgelerimizde, meşe ve ardıç türleri üzerinde sarılıcı olarak yetişir. Dalları 1-4 mm çapında, silindir seklinde, çıplak, boyuna hafif çizgilidir. Meyveleri ekim ayında olgunlaşan, ateş kırmızısı renkli, iki tohumlu, 8-10 mm çapında yalancı üzümsü bir meyvedir.

Ephedra majör (Dik deniz üzümü, dagburugu): İç Anadolu’da özellikle taslı ve çakıllı yamaçlarda yetişir. 0.3-2 m boyunda, çalı görünüşünde, odunlu bir bitki. Dallar sik, 1-1.5 mm çapında, koyu yeşil renkli ve çıplaktır. Yapraklar derimsi ve küçük, meyve kırmızı, nâdiren sari renkli, küre seklide ve üzümsüdür.

Ephedra distachya: Vatani Akdeniz çevresi memleketleridir. Memleketimizde Kars, Kayseri, Çanakkale çevresinde yetişmektedir.

Ephedra sinica: Çin’de 5000 yıldan beri tanınan ve halk tıbbında kullanılan önemli bir bitkidir. Bu bitki özellikle Güney Çin’de deniz kenarına yakın yerlerde yetişir. Bugün Kuzey-Bati Hindistan ve Bati Pakistan’da yetişmektedir. Bitki 60-90 cm yüksekliktedir.

 

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu.

 

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi kuru dallarıdır. Bileşiminde, Ephedrin alkaolidi ve tanen vardır. Ephedrin astıma karsı kullanılır. Eski devirlerden beri Çin’de ve Orta Asya’da terletici, ateş düşürücü, romatizma ağrılarını ve astım nöbetlerini dindirici olarak kullanılmıştır. Fakat bugün çoğunlukla astım nöbetlerini dindirici ve yüksek ateşe karsı kullanılmaktadır.

 

 

Dereotu: (Dile / Aneth / Anet / Tereotu / Anethum / Anethum graveolens / Peucedanum graveolens)

Nisan-haziran ayları arasında, sarımtrak renkli çiçekler açan 30-70 cm boyunda, güzel kokulu, bir senelik otsu bir bitkidir. Dereotu, durakotu olarak da bilinir. Rutubetli, sulak ve gölgeli yerleri sever. Gövdesi dik, dallı, tüysüz, üstü çizgili ve içi bostur. Yapraklar ince ve dar parçalı, koyu yeşil renkli ve etlidir. Yaprak sapının alt kısmında gövdeyi saran geniş bir yaprakçık bulunur. Alt yaprakları saplı, üst yapraklar sapsızdır. Çiçekler bileşik semsiye durumunda toplanmışlardır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde bahçelerde yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi meyveleridir. Meyveler eylül sonunda toplanır ve gölgede kurutulur. Meyvelerinde sâbit ve uçucu yağ, pektin ve azotlu bileşikler vardır. Meyveler yatıştırıcı, mide ve bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılır. Hazımsızlık ve hıçkırığa da tesiri iyidir. Yaprakları da yemek ve salatalarda kullanılır.

 

 

Devedikeni: (Circium arvense / Chardon / Yabani enginar)

Bileşikgillerden, tarlada yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengelli bir yapıya sahiptir. Yasken güzel koku verir. Kuruyunca kokusunu kaybeder. 

 

Kullanıldığı yerler: Ateş düşürücü, terletici ve vücuda rahatlık verici olarak kullanılır.

 

 

Dolamaotu: (Pronychia serpilifolia)

Karanfilgiller familyasından, yeşil ve beyaz renkte küçük çiçekleri bulunan bir bitkidir. Yaprakları beyazımtırak yeşil renklidir. Köklerinden faydalanılır. 

 

Kullanıldığı yerler: Dolama ve çıban tedavisinde kullanılır.

 

 

Düğünçiçeği:(Hahnenfuss / Rénoncule / Buttercup ranunculus / Giritlalesi / Sekayiklalesi / Turnaayağı / Kurbağaotu / Sütlüce otu)

Nisan-temmuz ayları arasında, ekseriya parlak sari, nâdiren beyaz renkli çiçekler açan bir veya çok senelik otsu bitkilerdir. Çiçekleri ekseriya tek baslarına 5 veya daha çok parçalıdırlar. Taç yaprakları genellikle parlak sari renktedir. Yapraklar elsi dilimli veya tam kenarlıdır. Memleketimizde 78 türü bulunmaktadır.

 

Kullanıldığı yerler: Düğünçiçeği (Ranunculus) türleri yakıcı, tahriş edici, kızartıcı ve zehirli bitkiler olarak tanınmışlardır. Tedâvi sahasında nâdiren kullanılır. Tedâvi maksadıyla kullanılmakta olan türler şunlardır:

Yakıcı düğünçiçeği (R. acar), yumrulu düğünçiçeği (R. bulbosus), bâsurotu (R. icarca) bataklık düğünçiçeği (R. scelerotus).

Bâsurotu ortaçağdan beri bâsura karsı kullanılmaktadır. Saponin, glikozit ve yakıcı bir uçucu yağ taşır. Kavak merhemi ile birlikte hâricen basura karsı verilmektedir.

Bataklık düğünçiçeği ise zehirli olarak tanınmış bir türdür. Hâricen kızartıcı ve kan toplayıcı olarak kullanılır.

 

Dulavratotu:(Daphne mezereum)

Çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççıktır. Yüksek yerlerde yetişir. Meyveleri kırmızımtırak, yaprakları açık yeşildir. Kabukları kullanılır.

Kullanıldığı yerler: Zona (arpacık) tedavisinde kullanılır. 

 

Ebegümeci: (Hubbaz / Malva silvestris / Feuille de mauve / Mallow) Çiçekleri şifalı olan, yaprakları da sebze olarak yenilen, kendi kendine yetişen bir ottur. 20-70 cm boyundadır. Yaprakları sarmaldır. Mayıs-Ağustos ayları arasında çiçek açar. Yaprak ve çiçeklerinde fazla miktarda "müsilaj" vardır. Yaprak ve çiçekleri taze iken kullanilir.

Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Mide ve barsaklarin düzenli çalışmasını sağlar, kabızlığı giderir. Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihablarini giderir. Lapası, çibanlarin olgunlaşmasını sağlar. Burun kanamasını durdurur. Diş eti hastalıklarını tedavi eder, mide ağrısını keser.

Ekinezya (Echinacea purpurea,cone flower,koni çiçeği, kirpiotu)

Temmuz-ekim aylarında açan, papatyaya benzer mor çiçekli ömürlü otsu bir bitkidir.1-1,5 metreye varan çiçek sapları sert ve tüylü yaprakların ortasından çıkar. Kahverengi, şişkin ve hafif dikenli tohum kafası yüzünden kirpiotu olarak da anılır.Toprak üstünde kalan kısmı kışın kurur, baharda takrar yeşerir.Anavatanı Kuzey Amerika'dır. Çok eski zamanlardan beri kızılderililer tarafından ilaç olarak kullanılmıştır. Günümüzde de dünya çapında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bitkinin bütün bölümlerinden farklı şekillerde yararlanılır.  Bitki çayı olarak,ekstre,yağ veya kurutulmuş köklerinden elde edilen tozu kullanılır.

Kullanıldığı yerler:En çok solunum yolları hastalıklarında kullanılır. Boğaz enfeksiyonları,grip, öksürük, soğuk algınlığı ve bronşite iyi gelir.Ağrı kesici ve ateş düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği söyleniyor.

Eğir otu: (Azakeyeri / Acarus calamus / Sweet sedge / Hazenbel) Yılanyastığı giller familyasından, akarsu kıyıları ve bataklıklarda yetişen 60-70 cm boyunda otsu bir bitkidir. Meyveleri yeşilimsi, çiçekleri, siyaha yakın erguvani renktedir. Tadı mayhoştur.

Kullanıldığı yerler: İştah açar, Mide ve barsak gazlarını giderir. Mide ekşimesini geçirir. İdrar ve adet söktürür. Diş etlerini kuvvetlendirir. Ter söktürür, ateşi düşürür ve ağrıları dindirir. Sinirleri yatıştırır. Sarılık tedavisinde de kullanıldığı bilinmektedir.

Enginar: (Artischocke /  Artichaut / Artichoke / Cynara scolymus / Cynara / Artichaut cynaria scolymus) Haziran-temmuz ayları arasında, mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitkidir. Killi, kumlu ve rutubetli topraklarda yetiştirilir. Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. Yaprakları sapsız, büyük, uzun-oval ve parçalıdır. Çiçekler üst yaprakların koltuğundan çıkan, uzun sapların ucunda büyük basçıklar halinde toplanmıştır. Çiçek tablası etlidir. Hepsi tüp seklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Ege bölgesinde bahçelerde yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin sebze olarak kullanılan kısmi, çiçek tablasi ile tâze dip yaprakları ve kökleridir. Yapraklar ve kökte eynarin isimli acı bir madde, inilin, tanen ve filavon bünyesinde bir glikozit vardır. Tâze yaprak ve köklerinden yapılan hulâsa ve tâze yapraklardan hazırlanan çay, safra çoğaltıcı ve idrar arttırıcı olarak karaciğer hastalıklarında kullanilir. Kanda kolesterini azaltır. Ateş düşürücü ve iştah açıcı tesirleri vardır. Ayrica, idrar söktürür, bedeni ve ruhi bitkinliği giderir, romatizma ve şeker hastalıkları için faydalıdır.

Ergeçsakalı: (Erkeçsakalı/ Çayırmelikesi / Spirea / Flipendula ulmaria) Gülgillerden, Dalları sağlam, sert ve kırmızımtırak bir bitkidir. Çiçekleri kar taneleri gibidir ve dalların ucunda toplanmıştır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Bu bitkinin her yeri kullanılmaktadır.

Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Böbrek, mesane ve idrar yollarındaki iltihapları giderir. Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Nefes darlığı ve astımda faydalıdır. Dişeti ve boğaz iltihaplarını giderir.

Eşekkulağı: (Karakafes / Mayasilotu / Aguga raptans / Symphytum/ Consoude) Sığırdiligillerden, çiçekleri beyaz veya menekşeye çalan renklerde, yaprakları neşter seklinde bir bitkidir. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler: Müzmin ishali keser. Nefes darlığını giderir. Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Ağız, dil ve boğaz iltihaplarını giderir.

Ezan  çiçeği (Gece mumu, Evening primrose,Oenothera) Yaz boyunca iri sarı çiçekler açan,rozet şeklinde tüylü yapraklı otsu bir bitkidir. Doğadaki en zengin Linoleik asid kaynağıdır.

 

Kullanıldığı yerler: Kan kolesterolünü ve kan basıncını düzenler aynı zamanda adet döneminde görülen gerginlik, huzursuzluğu, karın ve baş ağrısını giderir. Dikkat dağınıklığını azaltır. Egzamanın neden olduğu tahrişe iyi gelir. Ayrıca cilt kuruması, saç dökülmesi, özellikle romatizma ile ilgili eklemlerdeki şişlikler ve ağrılar içinde faydalıdır.

Cilt rahatsızlıklarında bitkiden elde edilen yağ haricen sürülür. Diğer şikayetlerde ise kapsül şeklinde alınır. Doğal bir ürün olarak (Evening Primrose) adı ile eczanelerde satılır.

Hamilelerde dikkatli kullanılmalıdır.

 

Fesleğen: (Basilienkraut / Basilic / Sweetbasil / Reyhanotu / Ocimum basilicum )

Haziran-eylül ayları arasında, pembemsi veya sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 20-40 cm yüksekliginde, çok senelik, kuvvetli kokulu, otsu bir bitkidir. Reyhan otu olarak da bilinir. Vatani Iran ve Hindistan’dır. Gövdeleri dik, tüysüz veya hafifçe tüylü, çok dallı ve yapraklıdır.Yapraklar karşılıklı ve uzunca saplı olup, hös kokuludur. Çiçekler üst yaprakların koltuğunda ekseriya 6 çiçekli durumlar hâlinde toplanmıştır.Çanak ve taç yaprakları tüp seklinde ve 2 dudaklıdır.Meyveleri oval şekilli, küçük ve parlak siyah renklidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Yerli değildir. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.

 

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları, tâze çiçekli dalları ve tohumlarıdır. Uçucu yağ taşımaktadır. Bu yağ içinde estragol,linalol, cineol ve pinen vardır. Fesleğen midevî, yatıştırıcı ve barsallarda gaz teşekkülüne mâni olucu özelliklerinden dolayı % 1-2 lif çay hâlinde kullanılır. Uçucu yağda da ayni hassalar vardır.İdrar yolları hastalıklarına karsı tesirlidir. Tohumlarından öksürük kesici olarak istifade edilir. Baharat olarak salata ve çorbalarda kullanılır. Ete, balığa ve sosise konur. Süte ve hardala karıştırılır.Anadolu’da aroma vermesi için pekmez yapılırken içine konulur. Uçucu yağı parfümeride de kullanılır. Ayrıca öksürüğü kesici, hazımsızlığı ve bas dönmeleri giderici özelliği de bilinir. Ari sokmalarına karsı da faydalıdır.

 

Filiskin: (Yarpuz / Mentha  pulegium)

Akdeniz bölgesinde yetişen, üzeri tüylü, 10-15 cm boyunda kuvvetli kokusu olan bir bitkidir. Yaprakları kısa saplı olup, oval seklindedir. Çiçekleri morumsu pembedir. Terkibinde uçucu yağ (Pul egon) vardır. 

Kullanıldığı yerler: Mide ağrılarını keser. Kusma ve bulantıyı önler. İktidarsızlığı giderir. Vücudun dinç kalmasını sağlar.

 

Fındık: (Haselnuss / Noisetier / Hazel-tree / Corylus avellana / Cobnut / Noisetier)

Kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişen, çalımsı veya alçak boylu, tek evcikle, erkek ve dişi çiçek ayrı ağaçta, ayrı yerlerde olan bitkiler. Fındığın erkek çiçekleri tırtılsıdır. Dişi çiçekler ayrı ağaçta ve tomurcuk hâlinde küçüktür. Genel olarak çiçekler yapraklardan önce açarlar. Yaprakları yuvarlak, oval veya yürek biçiminde, tüylü, yaprak kenarları dişlidir. Dişi çiçeklerin çanak yapraklarından olgunlaşan fındıkların toplanması temmuz ve ağustos aylarındadır. Fındık ağacı türlere bağlı olarak çalı formunda olduğu gibi, 15-20 m.ye kadar da boylanır. Kültür çeşitlerinin çoğu 3-4 m boyundadırlar. Bununla beraber bazı memleketlerdeki tek gövdeli ağaç seklinde yetiştirilir. Fındıklar, meyvelerin iriliklerine ve şekillerine göre isimlendirilir.

Yurdumuzda yetiştirilen baslıca kültür çeşitleri; tombul fındık, sivri fındık, badem fındık, kan fındığı ve fosa fındığıdır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Doğu Karadeniz bölgesi (Ordu, Trabzon, Giresun); Zonguldak, Bolu.

Kullanıldığı yerler: İç fındığın bileşiminde ortalama olarak % 4’ü su, % 65,4’ü yağ, % 15,6 protein, % 2,6 selüloz, % 0,98 azotsuz ekstram maddeler ve % 1,55 kül vardır.Yağ ve proteinler bakımından önemli bir besin maddesidir. Fındık, vitamin bakımından da iyi bir kaynaktır. En fazla Vitamini bulunur. 100 gram iç fındıkta 0,54 MGK B vitamini, ayrıca az miktarda A ve C vitaminleri de vardır. Külünde % 0,29 Cad, %35 P ve % 0,0041 Fa bulunur. Zengin bir besin maddesi olan fındığın 1000 gramı 725 kalori sağlar. Bu özellikleriyle fındık, bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Vücuda kuvvet verir. Hamilelik ve variste de tavsiye edilir.

Fındık yağı: Böbrek ağrılarını giderir. Kum ve tas düşürülmesine yardımcı olur. Barsak solucanlarını düşürür. Mideleri rahatsız olanlar, damar sertliği olanlar veya yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidir.

 

 

Frenk maydanozu: (Caerefolium / Chervil / Carfeuil)

Maydanozgillerden, itirli bir bitkidir. Birçok çeşidi vardır.

Kullanıldığı yerler: İdrar ve aybaşı kani söktürür. Basur memelerinin verdiği şikayetleri giderir. Suyuyla kirpiklere kompres yapılırsa, uzamalarını sağlar.

 

 

Frenküzümü: (Stachelbeere / Groseille / Currant / Ribes rubrum / Currant / Groseille)

Çogunlugu kisin yaprağını döken, bâzıları da her zaman yeşilliğini muhafaza eden bodur çalılardır. Kökleri saçak seklinde olup, fazla derine inmezler. Dalları zayıftır. Her sene dipten yeni sürgünler meydana getirir. Meyveleri küçük salkımlar hâlindedir. Salkımlar üzerinde tâneler yuvarlak ve çok parlak renklidir. Kabuk yari saydam olduğundan, tânenin içerisindeki çekirdek fark olunabilir. Meyveler mayhoş ve tatlıdır. Frenküzümü mahsûlünü dâima genç sürgünler üzerinde verir (budamada bu hususa dikkat etmelidir). Yaprakları el biçimindedir. Frenküzümü en iyi şekilde mutedil iklimlerde yetişir. Fazla rutûbetli ve fazla kuru toprakları sevmez. İlkbaharda erken uyandıkları için, dikimi sonbaharda yapmak iyi netice verir. Bahçe zirâatında frenküzümü, 1,20x1,40 m aralık ve mesâfeyle dikilmelidir. Budanmayan Frenk üzümleri iyi mahsul vermezler. Onun için yaslı dalları budanır. Genç sürgünleri yerlerinde bırakarak iyi bir aralama yapmak gerekir. Köklerden süren piçleri kesip atmalı, ortada olanlarından bir veya iki tânesini bırakmalıdır. Bırakılan bu sürgünler fidanı gençleştirir.

Baslıca dört çeşit tanınmış frenküzümü vardır:

1) Küçük kırmızı frenküzümü,

2) Büyük kırmızı frenküzümü,

3) Siyah frenküzümü,

4) Sari frenküzümü.

Bunlardan en makbulü büyük tâneli kırmızı frenküzümüdür. Bu üzüm çeşidi tesirlidir ve suyu çoktur. Şurup yapmaya elverişlidir. Frenküzümlerini iyice olgunlaştırdıktan sonra toplamalıdır.

Türkiye'de yetiştiği yerler: Hemen bütün bölgelerde.

Kullanıldığı yerler: İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbreklerdeki tasların düşürülmesine yardımcı olur. Karında toplanan suyu söker. Karaciğer sisliğini indirir. Şurubu çok besleyicidir.

 

 

Funda: (Süpürgeotu / Erika /  Bruyére / Heath / Erica / Galluna vulgaris / Buruyere )

Fundagiller familyasından, alçak boylu, yaprak dökmeyen 500 kadar çalı türünün ortak adi. Türlerinin bâzıları süs bitkisi olarak kullanıldığı halde, bâzıları da orman altı zararlı florasındandır. Gök funda (Erıca cinerea) adli türü, evcil hayvanlar için altlık olarak kullanılır. 1-3 m boyunda, beyaz renkli güzel kokulu çiçekleri vardır. Erıca scoporia isimli özel bir tür olan funda, yeşilimsi çiçeklidir. 2-3 m boylu olup, süpürge yapımında kullanılır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya, Marmara ile Anadolu’nun hemen bütün sâhil bölgelerinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Bâzı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır. Cezayir’de yetişen bir türünün köklerinden dünyâca meşhur “Bruyere” pipolari yapilir. Dallari çali süpürgesi yapiminda, ayrica yakacak olarak kullanilir. Ihtivâ ettigi “ericolin” isimli bir glikozit maddesi, idrar yolları taslarına karsı idrar söktürücü olarak, sulu hülâsâ halinde kullanilir. Funda ayrica, ishal ve böbrek tasları tedavisinde kullanilir. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı bilinmektedir.

 

 

 

                                                                                                                                                  Sayfa başı